23 Aralık 2014 Salı

Hadi bakalim 2014, gule gule sana!

Buyuk bir ihtimalle yilin son blog yazisi. Bu sene cok yaz(a)madim. Malum hem Lara, hem is, hem dunyada olup biten bir suru olumsuz sey!

Ama guzel ve olumlu olaylar da oldu, ayrica ben de birseyler yaptim bu sene. Kotu gelismeleri bir kenara birakalim, guzel anilarla kapatalim 2014'u.

Kendi adima Lara'ya ragmen toplam 12 ders 48 tadimlik sampanya masterini bitirdim bu sene. Her zaman oldugu gibi yine ne kadar az bildigim, daha ne kadar cok tadim yapip ne kadar bag gezmem gerektigi bir kere daha dank etti bana! Bakalim onumuzdeki sene bu konuda birseyler yapabilecek miyim.

Lara'yla Stresa'da cocuk bahcesinde
Ayrica bu sene artik dogum sonrasi zorluklar, aman cocugum ac mi falan gibi dertler kalmadi cok sukur ve anneligin zor ama cok da eglenceli taraflarini git gide artarak yasamaya basladim. Iki veya daha fazla cocuk annelerine buradan sevgi ve hurmetlerimi yolluyorum, benden buraya kadar, Lara'ya iyi bir anne olayim yeter bana!

Gezme tozma kisminda bu sene cok aktif oldugum soylenemez, ama bol Liguria yaptim, bir haftasonu da Bordeaux'ya kacip bol sarap tattim, fena olmadi. Agustos'ta Dolomitler cok iyi olabilirdi ama son 100 senenin en soguk yazi olmasi sebebiyle neredeyse kar yagdi, ama yine gidecegim!
Lara Dolomitlerde 
Bordeaux

Turkiye'de Kadin Partisi kuruldu. Belki de bu senenin en guzel en olumlu olaylarindan biri bu Turkiye'de.






Italya'da ekonomik gidisat yuzunden moraller hala bozuk olsa da ben karamsar degilim. Italya batarsa dunya batmis demektir, ben gormem o kadarini arkadas, kizim da gormez, eminim!

2015'de kendime, aileme ve sevdiklerime saglik, ekonomik ferahlik, yeme, icme, gezme diliyorum.

Kendime cok daha fazla sarap tadimi icin de soz veriyorum!







30 Eylül 2014 Salı

Yaz boyle gecti...









6 Haziran 2014 Cuma

Yaz geldi!



3 haftaligina Spotorno'ya gidiyorum! Nihayet yaz geldi!

Gitmeden once dun aksam Milano'da unutulmaz bir sarap tadimina katildim! Buraya yaziyorum cunku es dost arada soruyor ne icelim diye :-) bunlari iciniz efendim, ilk grubu bulmak zor degil.

Duca di Salaparuta
Colomba Platino 2013
Kados 2013
Lavico 2010
Nawari 2010
Passo delle Mule 2011
Triskelè 2010

Duca Enrico
Duca Enrico 1987
Duca Enrico 1997
Duca Enrico 2008

Florio
Baglio Florio 2000
Donna Franca (Solaris: 1941-1994)
Morsi di Luce 2010
Aegusa 1964


Spotorno'dan bildirmek uzere, sevgiler!

26 Mayıs 2014 Pazartesi

Milano'da bir Pazar Aksamustu...



Uzun zamandir ilk defa bir pazar ogleden sonra Milano'da vakit gecirdim. Lara'yi Milano'da dogmus olmasina ragmen cok az goturuyoruz Milano'ya. Biraz vakitsizlikten, biraz da haftasonlari hep saga sola gittigimiz icin.

Her ayin son pazari Naviglio Grande'de antika pazari kurulur. Aksamustu alti civarinda gittigimizde pazar yavas yavas sokuluyor ve yerini hapy hour masalarina birakiyordu. Lara bisikletiyle ilk defa Milano'da dolasti, o kadar cok sey vardi ki etrafinda seyredecek!


Kizim buyudugunde ona Turkiye'de bugunlerde olan bitenle ilgili neler soylecegimin kaygisina dusuyorum bazen, ama bu haftasonu gurur verici bir haber aldik: Nuri Bilgi Ceylan'in Kis Uykusu Cannes Film festivalinde Altin Palmiye aldi! Iste ileride Lara'ya anlatilacak guzel birsey!

Biraz daha buyusun, Fazil Say'in bir Milano konserine de goturecegim.


14 Nisan 2014 Pazartesi

Paskalya 2014


Nihayet paskalya! 

Bu kis hafif gecti, ama yine de bahari iple cektim. Hayatim boyunca tek bir kis mevsiminde bu kadar cok hastalandigimi hatirlamiyorum. Etrafimdakiler kizimi yuvaya yolladigim icin ondan kaptigim mikroplara veriyorlar... Bilmiyorum ama umarim bir sonu gelmistir artik bu soguk alginliklarinin, griplerin!

Ben tatil sezonunu Sirmione'yle aciyorum, bir sonraki hafta sonu da Rapallo'da olacagim, uzun senelerdir ilkbaharda tatiller bu kadar guzel denk gelmemisti arka arkaya!!!







31 Mart 2014 Pazartesi

Şaşıracak birşey yok

Herkesin morali bozuk bugün. Ister istemez benim de öyle, ama yine de durum o kadar ümitsiz degil, olmamalı. 

Herseyden önce sandık basında sabahtan geceyarılarına kadar gorev yapan kuzenlerim, arkadaslarım, eş, dost ve bütün gönüllüler: sağolun varolun. Yapılabilecek en anlamlı, en faydalı şeyi yaptınız. Bundan sonraki secimlerde gönüllü gözetmen sayısının cok daha yüksek olacağına inanıyorum. Bu bile başlı başına cok önemli bir gelişme. Yine önemli bir miktar hile hurda oldu, ama birçok hilenin de önüne geçildi. Kanımca birçok basit hatanın da önüne geçildi. Cok önemli sonucları etkileyen hileler de var, Ankara'nın durumu gibi, en azından durumun ne kadar şaibeli olduğunu bütün dunya gördü. Hileler sosyal medyaya düştü, bu bile cok önemli.

Ikincisi, bu secimlerde milletvekillerini degil belediye başkanlarını, muhtarları sectik.  Dunyanın birçok yerinde, ve Turkiye'de de belediye başkanlığı ile öyle böyle ses getirenler politikaya atılıp başbakanlığa kadar gidiyor. Evet, Tayyip böyle bir rüzgarı almıştı arkasına, hatta su anda İtalya başbakanı bile Floransa belediye başkanlığı sırasında kazandığı ünle başbakan oldu. Ne dersek diyelim, istediğimiz kadar beğenmeyelim, AKP belediyelerde yaptığı (halkın gördüğü) isler sayesinde cok oy topladı. Ben hırsızlık yapmadılar demiyorum, bilakis en büyük hırsızın kim olduğunu hepimiz biliyoruz, ama diyorum ki: mesela raylı olmadıgı için beğenmediğimiz metrobüs cok önemli sayıda kitleler taşıyor, güvenliğinden benim cok şüphe duydugum tüp geçit, cok da asırı pahalıya mal oldu ama AKP bunu cok iyi pazarlıyor ve seçmen topluyor. Aynı sekilde başka birkaç ilde CHP'li belediye başkanlarının çalışkanlıkları sayesinde yeniden daha kazandıklarını, hatta 15-20 puan fark attıklarını gördük en yakın rakiplerine. Bu da seçmenin aptal olmadıgını gösteriyor.  Çalışırsan meyvelerini toplasın bir sekilde. Ha AKP din sömürüsü, oy satın alma, hile hurdaya karışmakla da oy topluyor, ve bunları ben demiyorum, hepsi belgeli, ama gel gör ki kanımca  AKP'ye oy verenlerin cogu kendi iradeleriyle, isteyerek oy veriyorlar. 

Simdi bu kitleyi incelersek, bu seçmen grubu sosyal medya kullanmıyor, onların özgürlüklerine dokunan olmadı, cogu egitimsiz, cahil. Bunu aşağılamak için degil, üzüntüyle söylüyorum. Halk daha eğitimli olsaydı zaten hırsızlar bu kadar çalıp çırpamazlardi. Ben o yüzden AKPye oy veren sade vatandaşa kızmıyorum. Ama affedemedigim bir grup insan var: bunların icinde gazeteciler, aydınlar, is adamları var. Dostum siz neyin ne olduğunu biliyordunuz, ama bu adamlara destek çıktınız. Içinizde anayasa profesörleri, bilim adamları, sanatçılar, kimler var kimler.  Bu adamlar sizlerden destek almasalardi bu günlere gelemeyeceklerdi. Sizleri bu yüzden affetmiyorum, hakkımı helal etmiyorum. Bu ülkeyi mahveden insanlarla beraber sonsuza kadar vicdan azabı çekmenizi diliyorum. 

CHP. Ah CHP! Sen ne zaman silkeleneceksin? Ne zaman kendine geleceksin? Ne zaman Türkiye'nin her bir yerindeki insanlara gidip herkesin ama herkesin elini sıkıp, derdini anlatacaksın? Secim oncesi mitinglerle, birkaç tokalasmayla olmaz bu is. Ne zaman pırıl pırıl gençlerle önemli projelere imza atacak, canla başla çalışacak, Kürtler, azınlıklar, kadınlar, cocuklar, saglık, eğitim konularında gercekten birşeyler yapacaksın??? Bak halk aptal degil, ama cok cahil. Nasıl eğiteceksin, neler yapacaksın? Senin gorevin cok büyük CHP, bu ülkeyi aydınlığa çıkartma gorevini nasıl yerine getireceksin? Biz görebilecek miyiz o günleri? Kemal Bey sizinle olmuyor, ama yerinize de sizden beter birini bırakmayın. Silkelenin ve öyle gidin lütfen!

Sade vatandaşımız etnik kimlik, din kaygısı olmadan huzur icinde yaşayabilse, herkes evine ekmek goturebilse, cocuklarını okula gonderebilse düze çıkacağız ama... 

Hergün hırsızların yolsuzluk haberleriyle cocuklara taciz, kadın cinayetleri haberlerinin birbirine karıştığı bir ortamı o kadar kanıksadik ki. 

Tabii basın basın degil kukla, yargı yargı degil kukla, yürütme yürütme degil, Tayyip'in oyuncağı, yasamadan hiç bahsetmiyorum bile. Ama bu son maddeler hükumetin değişmesiyle degisiverir. Anahtar yine secimler. Genel secimler. 

CHP, bak dondü dolaştı olay yine sana kilitlendi... Cooook çalışman lazım, cok cok cok. Hazır mısın???