13 Ağustos 2013 Salı

Alto Adige 2. Gün Passo dello Stelvio

Bugün insanlık için küçük, benim icin büyük bir olay gerçekleşti! 15 küsur sene önce İtalya'ya ilk geldigimde bisiklet sporunun burada delice sevildiğini fark etmiştim. Bir kere bile olsun bunun sebebini araştırmadım, ya da ilgi duymadım.  O kadar ki, yıllar önce Giro d'Italia'nın Milano ayağında tesadüfen sokağa cikmışım, bir kalabalık bir kalabalık, trafik kapalı falan, ne oluyor derken, Lens Armstrong önümden gecti! İnsanlar nerelerden geliyorlar bunu görebilmek icin, benim kapımın önünden geciyorlarmış, ise bak (o zamanlar Milano'da cok merkezi bir yerde oturuyordum). Herneyse, bugün ne olduguna gelelim, bu sporun neden bu kadar cok sevildiğini anladım, hatta heyecanlandim, soz vermeyeyim ama galiba önümüzdeki sene takip edeceğim Giro d'Italia'yı!
Ne mi oldu bugün? Ben meger fark etmeden Giro d'Italia'nın en önemli etabının yapıldığı Stelvio'ya cok yakın bir yerde otel bulmuşum! Kocam olmasa haberim olmayacaktı tabii ama geldiğimizden beri çıldırıyor Passo Stelvio'ya yakınlığımız yüzünden! Eh, bu durumda sabah çıktık yola. Yarim saat sonra etabin baslangic noktasina geldik, yaman bir tirmanismis bu, öyle anlatıyor kocam, bisiklet sporunun meraklıları buraya gelir kendilerine kronometre tutar ve yukarı çıkarlarmış. Bana cok normal geldi, mesela ben de bir  F1 meraklısı olarak Monte Carlo'dan her geçişimde illa ki parkuru bir geçerim arabayla, parkuru tipatip gitmek mümkün degil, yarışta trafiğin ters yönüne doğru sürülüyor çünkü bazı noktalarda, ama yine de zevkli oluyor. Bisiklet sporuna merakı olanların da buraya gelmeleri bana olağan geldi o yüzden. Yol bisikletli dolu, öyle ki, cok yavaş gitmek gerekiyor bazı noktalarda, ve hem çıkıyoruz hem hayranlık duymaya başlıyorum bu insanlara, nasıl yaman bir çıkış bu, ne fit insanlar bunlar, helal olsun. Böyle hem düşünüp hem manzara seyrederek çıkarken aniden yol acayip zorlaştı, ben inanamamaya başladım insan evladı pedalla nasıl çıkar buraları diye. Her viraj numarali, ve her virajda rakım yazıyor tabelalarda. 
Arkadaslar, tam 48 viraj çıktık ve 1800 metre yükselerek 2760m'ye geldik! Su sekilde:
Yol bisikletli, motorlu, spor arabali insan kaynıyor, ben ise hayran kalıyorum pedal kuvvetiyle buraya çıkanlara. Ortalama eğim %8, en zor yerlerde %11'mis!!! Bravo tek kelimeyle!!!

Yukarıdan manzara söyle (aslında 5D'yle çektiğim fotograflar cok guzel oldu ama onları eve dönünce gösterebileceğim size, şimdilik bunlarla idare ediverin):
Çıkış başlıyor

Zirveye ulaşmaya az kaldı 

Zirveden manzara 

Sosis bira molasından sonra (utandım valla, millet bisikletle çıkıyor, ben arabayla çıktım, bir de bira sosis yapıyorum yüzsüz yüzsüz!) dağın öbür tarafından (batısından) Bormio'ya gidelim dedik. Zirveden batı Alto Adige degil Lombardia. Bu iniş de cok güzeldi. 30'dan fazla viraj, harika manzara:

Bormio şirin, birşeyler içip yola devam ettik.

İndigimiz gibi çıkıp bu şefer de zirvenin kuzeyinden aşağı inelim dedik. Zirvenin hemen kuzeyi İsvicre. 
Bu yola girdiğimize cok pişman olduk aslında. İsvicrelilere yuh diyorum, yol cok tehlikeli. Bariyer yok, asfalt cok kötü, o ne, bir süre sonra asfalt da yok! Frenlerle ilgili bir sorunun olsa ölmeye mahkumsun! 
Halbuki zirvenin İtalya tarafı bal dok yala mis gibi asfalt ve hiçbir yerinde delik veya hasar olmayan bariyerlerle donatılmıştı! Bayılır avrupalılar İtalya'yı eleştirmeye, gelsinler baksınlar bakalım aynı dagın isvicre tarafı nasıl, İtalya tarafı nasıl! 
Kısa kaldık zaten, derhal bir sonraki sınırdan İtalya'ya geri girmeden önce Mustair'de durduk. Şirin, ama şart degil. 

Ve bugün de böylece bitti. 9 saat gezmişiz. Bebekli insana cok bile!!!






Hiç yorum yok:

Yorum Gönder