31 Mayıs 2012 Perşembe

İlkbahar 2012 - dönüm noktası?

2012’nin ilk bes ayi bitti bile. Nasil gecti hic anlamadim, belki is yogunlugundan, belki is sonrasi baska seylerin de pesinde kosmaktan, belki haftasonlari da genellikle seyahatte olmaktan dolayi.

Dunyada kriz, savaslar ve terorizm yuzunden genelde keyifsiz gecen bu aylar Italya ve Turkiye’de ozellikle daha da keyifsiz gecti gibi geliyor bana. Italya ekonomik olarak direkten dondu, neden bu kadar zengin bir ulkenin nasil buralara geldigi yavas yavas cikiyor ortaya. Yukaridan asagiya butun siyasi partilerdeki kirli camasirlar teker teker dokuluyor ortaya, basta liderleri olmak uzere partilerin hirsiz, dolandirici ve yalancilarla dolu oldugu sapir sapir cikiyor meydana. Bunlarin ortaya cikmasi icin illa ki dibe vurmak gerekiyormus demek ki diye dusunuyor insan. Neyse ki o “dip” geldi, toparlanma sureci basladi. Cok agrili, sancili, zor yillar bekliyor Italya’yi. Ama insanlar ulkelerine inaniyorlar, demokrasi var, konusma ozgurlugu var, gercek anlamda secme ve secilme hakki var. Curuklerin yaninda bir dolu inci gibi insan var, gercek bir egitim sistemi var, saglik sistemi var, gercek universiteler, bilim var. Muthis bir kultur birikimi var ve buna sahip cikmanin bilincinde olan bir halk var. Iste bu yuzdendir ki Italya’yi vurup duran mafya, ekonomik kriz, yalanci politikacilar, depremler, seller, akla gelen butun felaketlere ragmen Italya yaralanip duruyor, ama yaralarini sarmayi da biliyor.

Peki Turkiye’de bu “dip” nerede? Daha ne kadar derine yuvarlanacak Turkiye? Ne zaman cikacak bu bataktan? Italya icin besledigim umutlari Turkiye icin besleyemiyorum bir turlu. Halkin cogu cahil. Maalesef bu boyle. Bizim de muthis bir kulturel zenginligimiz var, ama bunun farkinda olan ve korumaya gayret eden bir avuc insan var sadece. Okullar yetersiz, saglik hizmetleri yetersiz, insanlar issiz, insanin degeri yok. Catir catir cinayetler isleniyor, hatta kimi devlet gucleri tarafindan isleniyor, kimse sorumluluk almiyor, kimse kimseden hesap sormuyor. Gazeteciler hapiste, kadinlar zulum altinda, dayak yiyor, tecavuze ugruyor, asagilaniyor, okula gitme haklari ellerinden aliniyor, cinayetlere kurban gidiyorlar, soyadlari gasp ediliyor, simdi bedenleriyle ne yapacaklarina da devlet karar vermeye kalkiyor... daha hala insanlar demokrasiden, bilimden, sagduyudan bahsediyorlar. Nasil olabilir bu? Insan haklari nerede? Kadin haklari nerede? Nasil umutlu olayim ben Turkiye’nin gelecegiyle ilgili? 10 sene onceki ozgurluklere bakin, bugunkulere bakin...” ileriye gidiyoruz” diyebilenin alnini karislarim.

Turkiye batakliga surukleniyor, geri donusu cok zor olacak, eger olacaksa...

Guzel seyler yazmak istiyorum, tanistigim guzel insanlari anlatmak, seyahatlerimi yazmak, yeni fotograflarimi paylasmak, sarap kursumda ogrendiklerimi siralamak, ama icimden gelmiyor. Her dakika kotu bir haber geliyor Turkiye’den, ve artik sadece sarlatan politikacilara degil, yavas yavas butun Turklere kizmaya basliyorum. Daha ne kadar izin vereceksiniz bu adamlara, yakanizdan ne zaman silkeleyip atacak ve temiz bir sayfa acacaksiniz diye sormak istiyorum. Hala oynanan oyunu goremiyor musunuz? Daha ne kadar itilip kakilmak, hakarete, haksizliga ugramak, cinayetlere kurban gitmek, zorla susturulmak, hapislerde curutulmek istiyorsunuz?

ATIN ARTIK BU ADAMLARI BASINIZDAN!!!!! U Y A N I N!!!!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder