2 Kasım 2010 Salı

Cappuccio e brioche... Milano'da gune baslamak...


Mis gibi kahve ve brioche kokusu esliginde metroya binip ise gitmek... yillarca bu keyfi yasama luksune sahip oldum. Biz Turkler aslinda Espresso'yu ve kapuçinoyu biliriz Italyan kahvesi olarak. Aslinda dogru, ya da "espresso"nun kullanildigi dogru, ama aslinda espresso ile yapilan ne cok cesit kahve iciliyor burada biliyor muydunuz? Buyrun size kisa bir Milano kahve kulturu:

Milano'lular cappuccino'ya cappuccio (kapuçço) diyorlar. Sabah kahvaltisi cok kisa Milano'da. Birkac saniyede iciverilen bir kahve cogunlukla.
Caffè dendigi zaman bizim espresso olarak bildigimiz sade kahve anlasilmali... Turk kahvesi fincaninin yarisini ya doldurur ya doldurmaz, bir yudumluk.
Sutlu kahve ise caffè macchiato (kafe makkiyato), macchiato aslinda "lekeli" demek, yani kahveyi sutle lekelemek anlaminda. Macchiato'nun soguk sutle yapilani veya sicak sutle yapilani var: "macchiato freddo" ya da "macchiato caldo".
Sade kahve isterim ama bir yudumda bitmesin derseniz "uzun kahve", ya da "caffè lungo" istemeniz gerekiyor.
Sonra tabii cappuccino, ya da Milano'daki adiyla cappuccio var. Ozellikle turistik barlarda cappuccio kopugune desenler yapilip oyle ikram edilir, cok hosa gider...
Caffè doppio var, tek porsiyon kahve bana yetmez cift alayim diyenler icin.

Fotograftaki kahvenin adi marocchino. "Fasli" demek, bu da kopuklu ve cikolatali bir kahve. Yabancilar tarafindan pek bilinmez.
Butun bu kahvelerin decaf'leri de var haliyle. Sabahlari Milano'da bir bara girdiginizde butun bu kahvelerin isimleri havada ucusur, baristler bir dakika icinde 15-20 kahveyi cok rahatlikla verebilirler. Dedim ya, kahvalti cok hizli, cunku Milano'da hayat cok hizli.
30 saniyeden fazla vaktiniz varsa kahvenizin yanina bir brioche (ki onun da cesitleri var haliyle; marmelatli, sade, cikolatali, kremali vs) ve taze bir portakal suyu alarak gune baslarsiniz.

Itiraf etmeliyim ki bu "tatli" kahvalti olayina bir Turk olarak alismam kolay olmadi. Ama bir defa alisinca da en buyuk keyiflerimden biri haline geldi. Sanirim hem Italya'da hem de Turkiye'de "evim burasi" diyebilmemin sirlarindan biri bu. Yani Italya'da Italyanlar gibi, Turkiye'de Turkler gibi yasamak. Bu da su demek oluyor: Turkiye'ye gittigim zamanlar kahvaltida sicacik simit, yaninda iyi demli mis gibi bir cay! Paha bicilmez!

4 yorum:

  1. Öyle bir anlattın ki canım kahve istedi be Damla :)

    YanıtlaSil
  2. Hemen yapiver bir kapuçço!

    YanıtlaSil
  3. Ya ben bu ikisine "sünger ve çamur" diyordum benim gibi bir kahvaltı canavarını kesmemelerinden sebep :))

    YanıtlaSil